Anne baba olmak sadece biyolojik bir vazifeden ibaret olamaz ki böylesi de ancak biyolojik evlada karşılık gelir.

Çocuk birkaç aylıkken anne karnında başladığı tutunma serüveni ile her şeyi hissetmeye başlar. Ve bu da demek olur ki anne ve babanın da sorumlulukları o an başlamıştır… Sevmek, karşılıksız sevmek, bu duygu her insana erdem kazandırır ancak bazılarını da anne ve babaya dönüştürür işte. Bu sevgiyi cömertçe yaşamış çocukların hayatları daha lezzetli olduğu gibi ömürleri de diğerlerine oranla uzun olduğu deneylerle ispatlanmıştır…

Sadece biyolojik ebeveyn olmamanın ana şartı pedagojik anlamda ebeveyn olma koşullarıyla anlaşılır. Ki bunun da en önemli kriteri çocuklarımıza nitelikli zaman ayırma konusudur. İnsanlar, cep telefonlarını, arabalarını, gardroplarını ve saçma tv programlarını evlatlıktan reddetmedikleri müddetçe gerçek evlatlarına anne baba olamazlar… Olsa olsa ancak bir ev arkadaşı, dadı falan olarak adlandırılabilirler.

Çocuğuyla iletişimde çaresiz kalanlar dayağı tercih edebilmekteler bu acziyet aralara dikilecek duvara koca bir tuğla olur ancak. Batı da bu anlamda bizdeki baskıcılığın tersine yalnızlaştırdığı gençlik kültürlerinin cezasını duygusal anlamda yaşamaktadır.

Geçmişlerin fiziki ve sosyal yaşam imkânlarına, geniş ailelerine sahip olmayan çağın nesline özel çabalar gerekmektedir. Onların fizyolojik gelişimlerini, ergenlik dönemlerini dikkate almadan vereceğimiz tepkiler bizlerden uzaklaşmalarına zemin hazırlar.

Ona kendilerine ait olmayan hedefler biçmek aslında arabaya pedal takmak gibi ucube bir hale dönüşecektir ilerde. Yöneltme ve destekle karar verdiği hedefine doğru desteklemeliyiz onları.

Birde çocuklarını şu veya bu sebeple bir gruba, yapıya kurbanlık vermekte biyolojik ebeveynliği ispatlar. Siparişle verilecek pedagojide muhakkak ikincil etkenlerin söz hakkı olacaktır.

Eğitiminde duyarlı, ilgili veli ile başıboş velilerin çocukların arasında istisnalar hariç büyük başarı uçurumları yaşanmaktadır. Yıllarca çocuğunun okulunu, öğretmenini bilmeyen veliler vardır. Bunlar kendilerine iş gibi ego gibi başka evlatlar bulmuşlardır aslında.

Çocuklarını başkalarıyla kıyaslayan ebeveynler muhakkak çocuklarınca başkalarıyla kıyaslanacaklardır. Bunun da acısını hissettikleri zaman iş işten çoktaaaan geçmiş olacaktır. Yanlış avcısı anne baba olmayı bırakıp takdir etmeli desteklemeliyiz  onları. Yüzlerine bakarak dinlemeli, empati kurabilmeliyiz.

Çocuk ilk andan itibaren sorumluluk almayı yana yakıla ister. Şahit olmuşluğum çoktur. Bende de kıskanmaya sebep olan durumlara yol açmıştır çoklar defa. Gencin birinin babasının yanında araba sürerken yüzündeki özgüven beni çok etkilemiştir hep. Benim için çok gecikmiş bir durum olan bir hali hala bu yaşta dahi yaşamak nasip olmamıştır bana…

Çocuklar ne zamanki büyüyünce ne olacaksın sorusuna sadece klasik popüler meslekleri söylemeyi bırakır, zevkli ve nitelikli meslekleri tercih eder ve de daha önemlisi “iyi insan” konseptli cümlelerden bahsederlerse o ebeveynler sınıflarını geçmiştir demektir…

Teknoloji adına basit bir benzetme; arabalarımızda, telefonlarımızda zamanın teknolojisini hesap eden anne babalar evlatlarının teknolojik yönelişleri ile aralarına neden uçurumlar koyarlar. Bu teknolojik lisandan bihaber ebeveyn çocuğuyla aynı dili asla konuşamazlar.

Hayata gelmelerine vesile olduklarımızdan sonuna kadar sorumluyuz. Biyolojik veya ekonomik anne babaların bir gardırop, cüzdan veya arabayı evlat edinmeleri onlara daha hayırlı olacaktır…

Saygılarımla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.