banner54

Genç Yönetmenden anlamlı belgesel
Urfanatik Gazetesi / Rıdvan ORTAKAYA

1915 olaylarında birbirini kaybeden Halil ve Boğuz, adında kayıp iki Ermeni kardeşin hikayesini konu edinen Şanlıurfalı Genç Yönetmen Mehmet Uluç’un kaydettiği “Çiroka Wenda” belgeseli birçok alanda beğeni topladı. Sınıf arkadaşı Çağdaş Çoşkun ile birlikte Mardin’in Meşqoq (Çağıl) köyünde çekilen belgesel, uluslararası film festivali Culture Unplugged’da finale girmeyi başardı.


“BELGESELİN KURGUSUNU YAKLAŞIK 20 GÜNDE TAMAMLADIK”

Ege Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo-Tv ve Sinema Bölümü’nde yüksek lisans yapan Genç Yönetmen Mehmet Uluç, belgeselin içeriği ile ilgili mikrofonlarımıza konuştu. Uluç: “Belgeseli sınıf arkadaşım Çağdaş Çoşkun ile birlikte Mardin’in Meşqoq (Çağıl) köyünde çektik. Yaklaşık 7 günde çekimlerini yaptığımız belgeselin kurgusunu 15-20 günde tamamladık” dedi.


“BELGESELİN İSMİ KAYIP HİKAYE (ÇİROKA WENDA)”

Bölgede Halil ile Boğuz’un hikayesine benzer çok sayıda hikaye olduğunu ve yaşanan olayların medyada yer almadığı için belgeselin ismini Kayıp Hikaye olarak koyduğunu belirten Uluç: “Belgeselin dili Kürtçe. Köy halkının anadilinin Kürtçe olması ve kendilerini Kürtçe daha iyi bir şekilde ifade edebilmelerinden dolayı belgeseldeki röportajlar Kürtçe olarak alındı. ‘‘Çiroka Wenda’’ Kürtçe’de ‘‘kayıp hikaye’’ demektir. Çünkü çevre köylerde Halil ile Boğuz’un hikayesine benzer o kadar çok trajik hikaye var ki.  Bu ve buna benzer hikayelerin medyada neredeyse hiç yer almadığını görüyoruz. Onun için hikayelerin kendisi de bu yönüyle kayıp olma özelliği taşımaktadır” ifadelerini kullandı.


NEDEN BÖYLE BİR BELGESELİ ÇEKME İHTİYACI DUYDUNUZ?

“Öncelikle o yörede bu ve buna benzer çok sayıda hikaye var. Bu tarz hikayeler içinde Hıristiyanlığı ve Ermeniliği de barındırdığı için yönetmenler genellikle bu tarz hikayelerin uzağında kalmayı tercih ediyorlar.  Bizim bu konuyu belgeselleştirmemizin en önemli sebepleri ideolojisi fark etmeksizin her insanın böylesine trajik bir hikayede ortaklaşabilmesini sağlamak ve kaybolan Boğuz’u bulabilmek. Umarım belgesel amacına hizmet eder”


“BELGESEL ASİMİLASYONA DA VURGU YAPIYOR”

Belgeselin sadece ayrılık ve ayrılış olmadığını asimilasyona da vurgu yapıldığını belirten Uluç: “Çiroka Wenda belgeseli bir ayrılık ve arayış hikayesini konu edinmekle beraber asimilasyonu da işleyen bir belgesel çalışmasıdır. 1915 olaylarında birbirini kaybeden Halil ve Boğuz, adında kayıp 2 Ermeni kardeşin hikayesini konu edinmektedir” dedi.


“BELGESELİN HİKAYESİNİ BİZİMLE PAYLAŞIRMISINIZ”

“Kardeşlerden Halil Mardin’de yaşamaktadır, Boğuz ise kayıptır. Halil Mardin’e geldikten sonra Sunni bir Kürt köyüne yerleşir ve burada müslüman olur. Halil müslüman olduktan sonra aynı zamanda köyün imamı olur ve oğlunu da imam olarak yetiştirir. Ermenilik ve Hristiyanlık kimliği tümüyle yontulan Halil artık Kürtleştirilmiş ve müslümanlaştırılmıştır. Halil’in Ermenice ismi bilinmemektedir. Çocuklarına dahi müslüman olmadan önceki Ermenice isminin ne olduğunu söylememiştir. Ermenilik ve Hristiyanlık kültüründen tümüyle kopartılan Halil vefat edinceye kadar ağabeyi olan Boğuz’un izini sürmüş ancak bir türlü ağabeyini bulamamıştır”


Halil vefat ettikten sonra onun bu arayışını çocukları sürdürmüştür ancak onlar da amcalarını (babalarının ağabeyi olan Boğuz’u) bulamamışlardır. Arayışları halen devam etmesine rağmen ellerinde babalarına ve amcalarına dair çok bilgi de yoktur. Halil’in babasının adı Krikordur ve müslüman olmadan önceki soyadı Arslaniandır. Yine Halil aslen Adana Saimbeyli’dir. Varolan bu bilgiler ışığında Halilin çocukları ve torunları kayıp olan Boğuz’u halen bulacaklarına olan inançlarını yitirmemişlerdir”





Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Rêbiwar xelo 6 ay önce

Öncelikle değerli yönetmenimiz sayın Mehmet Uluç'û Mardinli hemşehrileri olarak tebrik ediyoruz, daha önceki çalişmalarında gösterdiği başarısını "çîroka wenda" adlı belgesel çalışmasında da sürdürmesinden kıvanç duydum. Temennimiz o ki; böylesine başarılı, mesleğine düşkün, her türlü zorluğa göğüs gerip yönetmenlik görevini icra eden genç yönetmenlerimizin kültür ve turizm bakanlığına desteklenmesidir. Vurgu yapmak istediğim bir diğer nokta da " urfalı genç yönetmen" ifadesi kullanılmış haberin içeriğinde. Bu ifadenin düzeltilmesini daha uygun görüyorum çünkü Mehmet bey urfalı değil, kendisi Mardin kiziltepeli'dir. Sayın Uluç'u Yakından tanıdığım için özellikle bu hususu vurgulamak istedim.

Avatar
Ali batıhan 6 ay önce

Sayın Mehmet ULUÇ'u tebrik ediyorum.Daha önceki yorumcunun dediği gibi böyle başarılı insanları desteklemek devletin görevidir.Böyle yetenekli insanlar kendi alanlarında desteklenirse ülke olarak daha çok güzel yerlere geliriz

HABERLER