banner54

EZİDİLİK İNANCI VE YAŞANAN ZORLUKLAR
Geçtiğimiz günlerde Edessa Tv’de yayınlanan “Konuşmak İçin”  programına konuşan Viranşehir Bozca Köyü Muhtarı Ezidi Özcan Gören, ezidilik inancı ve yaşadıkları zorluklar ile ilgili bilgi verdi. Köklü bir geçmişi bulunan ezidiler, Şanlıurfa’nın Viranşehir İlçesi’nde zor imkânlar ile hayatını idame etmeye devam ediyor.



“BİRÇOK EZİDİ AVRUPA ÜLKELERİNE GİTTİ”

Gören: “ Köyümüz 1980’li yıllarında 55 haneydi. Köyümüzde bulunan birçok kişi inançlarını rahat yaşayamadığı ve yaşadığı olumsuz nedenlerden dolayı köyü terk edip avrupa ülkelerine sığınmak zorunda kaldı. Bütün baskılara, zülümlere rağmen biz burada, kendi topraklarımızda kalmayı başardık. Kendimizi eve hapsederek, 11 hane kalabildik”dedi.

“EZİDİLER GEÇMİŞTE CİDDİ SIKINTILAR YAŞADI”

Ezidilerin geçmişte ciddi sıkıntılar yaşadığını kaydeden Gören, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz doğduğumuz, yaşadığımız ve büyüdüğümüz yerde; toprağımızı, evimizi ve atalarımızın mezarını bırakıyorsak bir nedeni vardır. Biz ikinci sınıf insan muamelesi gördük. Birçok ezidi, insanlar gibi yaşayamadığı için Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldı. Daha önce Viranşehir’de 33 ezidi köyü vardı. Bunlardan çoğu gitti sadece 4 köy kaldı. Kalan köyler de de hane sayısı ya üç ya da dörttür” dedi.

İBADETLERİNİZİ NASIL YAPIYORSUNUZ?

“Ezidilik İnancında toplu ibadet yok, her bir ezidi kendi ibadetini yalnız yapar. Gün doğmadan kalkar elini, yüzünü yıkar ve güneşe dönerek ibadetini yapar. Her bir ezidi kendi ibadetinden sorumludur. Bu durum akşam güneş batmadan da yapılır. Güneşe dönülerek eller iç içe koyulup, baş eğilerek dua ve ibadet yapılır”

“İBADETLERİMİZ KÜRTÇE YAPILIYOR”

“İbadetlerimizde Kürtçe haricinde herhangi bir dil yok. Dua yapılırken, ilahi okunurken hep Kürtçe yapılıyor. Ezda,ğüda gibi kelimeler kullanılır. Ezda; beni yaratan. Ğüda; Allah anlamına gelir. Ezidilikte tapınma yok. Biz sadece inanırız. Yapılan dualarda Allah’ın ismi geçer”

EZİDİLERİN EN BÜYÜK BAYRAMI KIRMIZI ÇARŞAMBA

“Ezidilerin, coşkuyla ve inançla kutladıkları bayram Kırmızı Çarşamba. Her Nisan Ayı’nın 13’ünden sonraki ilk Çarşamba günü kutlanır. O gün çeşit çeşit yemekler yapılır, yumurtalar farklı renklere boyanır ve bir kutlama merkezi belirlenip, belirlenen merkezde bayramlaşma yapılıyor. Bayramlaşma törenini Nisan Ayı’nda yapmamızın sebebi ise o ayda topraklar tohumla buluşuyor. İnancımıza göre dünyanın var oluşunun ayıdır” dedi.

HABER: Rıdvan ORTAKAYA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER