2 yaş sendromu neden olur?

"2 yaş sendromu nasıl olur? 2 yaş sendromunda anne ne yapmalı? 2 yaş sendromu nasıl atlatılır? 2 yaş sendromu belirtileri nelerdir?" İşte 2 yaş sendromu hakkında bilmeniz gerekenler...

2 yaş sendromu neden olur?

Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Dr. Mehmet Yavuz 2 yaş sendromu hakkında bilgiler verdi.

2 yaş sendromu çocuklarda yaklaşık 1,5 yaşında başlayarak 3,5 yaşına kadar devam eden zorlu bir dönemdir. Bu dönemde çocukta görülen davranış değişikliklerinin hepsi bir anda ortaya çıkmaz. Çocuğun olaylar karşısında göstermiş olduğu tepki onun kişilik özelliklerine göre bazen şiddetli bazen de hafif olabilir. Çocuklar bir yaşından sonra çevresindeki her şeyi keşfetmeye çalışır. Bunu yaparken atlar, zıplar, tırmanır, düşerler. Birey olma yolundaki ilk adımlarını attığı için kendi başına başardığı en küçük şeyden bile mutluluk duyarlar. Çocuk bu dönemde her şeyi kendi başına yapmaya çalışarak aslında çevresine bir birey olduğunu göstermek ister. 1,5 yaşından itibaren dünyayı farklı şekillerde algılamaya başlayan çocuklarda 3,5 yaşına kadar devam eden bir süreç gözlemleniyor.

2 yaş sendromu belirtileri nelerdir?

2 yaş sendromu olarak da bilinen bu davranış değişikliklerinin bir yaşından itibaren dünyayı keşfetmeye başlayan çocuğun kendini birey olarak kabul ettirme çabaları olduğuna dikkat çeken Dr. Mehmet Yavuz, bu dönemde çocuklarda şu tip davranışların görülebileceğini söylüyor:

  • Ağlama
  • Başını duvara vurma
  • Aşırı inatlaşma
  • Bağırma
  • Elindeki oyuncak, eşya vb. nesneleri fırlatma
  • İştah kesilmesi
  • Israrcı davranışlarda bulunma

Çocuklar genellikle anlaşılamadıklarını düşündükleri zaman öfkeli veya aşırı ısrarcı davranabiliyorlar. Ayrıca ebeveynlerin aşırı korumacı davranışları, çocuğun kendi başına yapabileceği işlerde ona güvenmemesi, çocuğun aile içi şiddete tanık olması veya kardeşler arası kıskançlık gibi durumlar da bu davranışların daha yoğun biçimde görülmesine neden olabiliyor.

2 yaş sendromu yaşayan çocuğa nasıl davranılmalı?

2 yaş sendromunun aslında normal bir geçiş süreci olduğuna dikkat çeken Dr. Mehmet Yavuz, kontrollü davranılması gerektiği konusunda uyarıyor: “Eğer istediği şey makul bir şey değilse neden hayır dediğinizi nedenleri ile anlatmak etkili olacaktır. Örneğin gün içinde sizden birden fazla şey istemeye başladığında istekleri arasında bir seçim yapması gerektiği mümkün olduğunca nedenleriyle anlatılmalıdır. Örneğin bugün seni parka götüremem ama istersen birlikte çizgi film izleyebilir ya da resim yapabiliriz gibi seçenekler sunabilirsiniz. Bu süreç çocuk yaklaşık olarak 3,5 yaşına geldiğinde sona erer. Çocuk artık söylemek istediği her şeyi kolaylıkla ifade etmeye başlar. Kendi bedeni tam olarak kontrol etme yetisine sahip olup kimseden destek almadan kendi işini kendi görebilir. Tüm bunlar çocuğun bireyselleşme sürecinin tamamlandığını gösteren gelişmelerdir.  Unutmayın ki bu dönemi sendroma çeviren çocuk değil, ebeveynlerin yanlış tutum ve davranışlarıdır. Bu süreci mümkün mertebe çocukla zıtlaşmadan, sevgi göstererek onu anlamaya çalışarak geçirmelisiniz. Eğer aile kendi başına bu sorunu çözemiyorsa psikolojik destek alabilir.”

2 yaş sendromuyla başa çıkmanın yolları nelerdir?

Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Psikolog Sena Sivri, 2 yaş sendromuyla nasıl başa çıkılabileceğini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Enerjisini boşaltın

Emeklemekten yürümeye geçen ve kas kuvvetinin artması ile beraber hareketliliği keşfeden çocuğunuzun, bundan sonraki süreçte en çok yapmak istediği şeyin özgürce hareket etmek, koşmak ve zıplamak olacağını bilin. 2 yaş döneminin getirdiği saldırganlık ve içinde biriken enerjiyi atmak için duyacağı hareket ihtiyacını kısıtlamayın, aksine daha çok hareketli olmaya teşvik edin ki rahatlasın.

Çocuğunuzu engellemeyin

Engellenme duygusu kendini ifade edebilecek her türlü bilişsel fonksiyona sahip biz yetişkinler için bile baş etmesi zor bir hisken, duygu ve düşüncesini ifade edebilecek donanıma tam sahip olmayan 2 yaş çocuğu için tahammül edilmesi çok güç bir duygu. Bu yüzden kısıtlanmak, engellenmek öfkesini pekiştirirken, “huysuz” diye tanımladığımız davranışlarının artmasına sebep olacağından, temel koruma alanı belirlenmiş bir çerçeve içerisinde özgürleşmesine izin verin.

Öfkesini ifade etmesine olanak tanıyın

Öfke hayat boyu her bireyin zaman zaman hissettiği bir duygu. Öfkeyi sağlıklı ifade edebilmek önemli. “Çocuk bu, ne öfkesi” düşüncesinden kaçınarak neye kızdığını kelimeleri yettiğince anlatmasına alan tanımaya özen gösterin. Çocuğunuzun duygularını istediği gibi ifade edebilecek kelime dağarcığına sahip olmadığını unutmayın, kelimelerini tamamlamaya zorlamayın, kendisinin istediği gibi anlatmasına izin verin.

Huzursuzluktan kaçının

Çocuğunuzun her ne kadar saklamaya çalışsanız da duygunuzu hissettiğini ve bundan etkilendiğini unutmayın. Hissettiğiniz negatif duyguları, aile içi huzursuzlukları çocuğunuza yansıtmaktan kaçının.

Bir şeyi yapmaya zorlamayın

Psikolog Sena Sivri “Bu döneme ait en belirgin özellik çocuğunuzun canının istediği şeyi yapıp, istemediğini yapmaması, bu konuda direterek bireyselliğini ön plana çıkarmak istemesi olduğundan onu zorlamayın. O esnada ısrarcı olmayıp bir süre sonra tekrar denemek pozitif sonuçlar verecektir. Gerekçenizi anlayacağı bir üslupla anlatmak burada çok önemli. Yapmak istemediği bir şeyi yapmaya zorlamak hiçbir zaman iyi sonuçlar vermeyecektir. İstemediğinde ısrarcı olmamak, yemek, uyku, ilaç verme vs gibi inatlaşıp sizi zorladığı durumlarda bir süre sonra çocuğa gerekçelerini anlatarak ve fikrini alarak tekrar denemek gereklidir” diyor.

Sınırlarınızı belirleyin

Bu dönemin çocuğunuzun bireyselliğini, rüştünü ispat etmeye çalıştığı, “ben de buradayım, bir bireyim” dediği dönem olduğunu unutmamak lazım. Buna alan tanımak ne kadar önemliyse bu alan tanımayı sınırsızlığa çevirmemek de bir o kadar önemli. Sınırları belirli bir çerçevenin içini nasıl boyayacağını çocuğa bıraktığımız yöntem bu dönemle baş etmede en etkilisi.

Kontrol sizde olsun

Hayatı yeni keşfeden, “ben bir bireyim”i ispat etmeye çalışan çocuğunuz aslında birçok şey için size ihtiyaç duyduğunu unutarak kontrolü ele geçirmek ister. Otorite figürünün bilincinde olması ve varlığını hissetmesi bu dönemin sağlıklı gelişimi için gerekli. Çocuğunuza istediği şekilde kendisini ifade edebileceğini ama otorite ve kontrolün sizde olduğunu hissettirin.

‘Hayır’ kelimesini kullanmada seçici davranın

Her şeye hayır demek, ebeveynlerden birinin evet dediğine diğerinin hayır demesi ya da bir sefer evet denilen bir şeye bir sonrakinde hayır denmesi en sık yapılan hatalar. Çocuğun kafasını karıştırıp gerginliğini artıracağından “hayır”larınız net ve tutarlı olsun. Neden ‘hayır’ dediğinizi her seferinde çocuğa özenli bir dille anlatın.

Kendisine zarar vermesine izin vermeyin

Bu dönemde kendini rahat ifade edemeyen çocuklar engellenme hissiyle beraber kendine zarar verebiliyor. O nedenle çocuğun kendisine zarar vermesini engellemek, öfkesini kelimeleri yettiğince, oyun içerisinde ifade etmesini sağlamak, teskin edip sakinleştirmek gerekiyor.

Kendinize de zaman ayırın

Psikolog Sena Sivri “Çocuk yetiştirmek her evresinde farklı zorlukları beraberinde getirir. Zaman zaman ebeveynlerin baş etme mekanizmaları hayatın diğer dinamiklerindeki zorluklar devreye girdiğinde yeterli gelmeyebilir. Yeterli ebeveynlik öncelikle kişinin kendi iyilik halini gerektirir. Siz iyi hissederseniz çocuğunuzda da bunun pozitif etkisini gözlemleyeceksinizdir. Kendinize zaman ayırmaya, iyi gelecek hobiler, aktiviteler edinmeye özen gösterin, çocuğun sorumluluğunu paylaşmayı unutmayın” diyor.

HABERTÜRK

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mete
Mete - 5 gün Önce

Anladimsa noluyum

SIRADAKİ HABER