Dünya’da her insan farklı bir düşünceye sahiptir. Bunun sebebi ise; her insanın genetik özelliği, düşünsel yapısı, yetişme koşulları, aldığı eğitim, yaşadığı coğrafya, içinde bulunduğu ortam ve yaşadığı olayların farklı olmasıdır. Yani hiç kimse birbiri ile aynı düşünce yapısına sahip olmayacağı gibi kimseyi de bizim gibi düşünmeye zorlayamayız.
                        Madem birbirimizden farklı düşünüyoruz o zaman zaten biz biri birimizle  anlaşamayız deyip kimse ile görüşmeyecek miyiz? Herkes tek başına mı yaşayacak? Elbette hayır. Madem bu dünyada devletler birbirine muhtaç, şehirler birbirine muhtaç, komşular birbirine muhtaç, alan ile satan birbirine muhtaç, aile içinde herkes birbirine muhtaç öyle ise; ayrı düşüncelere, duygulara sahip olsak da birbirimizle geçinmek zorundayız.                        
                        Demokrasinin özü; sizin gibi düşünenlerle anlaşmak değil, farklı düşünenlerle de anlaşabilmek, onların düşüncelerine ve haklarına saygı duyup yaşayabilmektir. 
                        İnsanlar, ayrı ayrı düşüncelere sahip olduklarına ve biri birine muhtaç olduklarına göre; birbirleri ile güzel geçinmek ve diğer insanlarla ilişkilerinde çatışmadan uzak durmalıdırlar. Bu durum zorunlu beraberliklerde daha önem taşımaktadır. Yani anlaşamadığınız arkadaşınızla yolları ayırabilirsiniz ama anlaşamadığınız eşinizle, çocuğunuzla, kardeşinizle yolları çoğu kez ayıramazsınız. Ayırsanız bile uzun süreli sorunlar ve mutsuzluklar yaşayabilirsiniz. 
                       İnsan ilişkilerinden ve yaşamdan amaç sevilen, sayılan, başarılı, uyumlu bir kişilik olma ve bunun sonucunda mutlu anlar, zamanlar, mutlu bir yaşam geçirmek hepimizin asıl amacıdır. 
                       Öte yandan, her insanın; bulunduğu konuma, düşünce yapısına, yetişme tarzına, haklılık durumuna, kişisel özelliklerine göre meselelere farklı farklı açıları vardır. Yani herkesin aynı olaya “BAKIŞ AÇISI” farklı olabilir.
                     Tüm insan ilişkilerinde haklı da olsanız haksız da olsanız karşınızdakine saygısız davranılmaması esastır. Hatta karşı size saygısız davransa bile…! Karşınızdakini sevmeseniz,  aynı şeyi düşünmeseniz, haklı olsanız bile saygı göstermek zorundasınız. İletişimin birinci kuralı budur. İkinci konu taraflar karşılıklı biri birini dinlemeden, ne söylediğini anlamadan cevap vermemeliler. Önce karşının ne söylediğini, ne istediğini ve beklentisini anlarsanız daha doğru, daha faydalı ve çatışmaya yol açmayacak cevabı, usulü dairesinde verebilirsiniz. Yok eğer, karşının ne dediğini tam anlamdan, hemen cevap veriyorsanız  iletişimi çatışmaya ve tartışmaya sürükler ve biraz sonra da iletişimi koparırsınız. 
                    İletişimde önemli bir konu da; bir konuda hep aynı pencereden baktığınızda hep aynı şeyleri görürüsünüz. Hep aynı şeylerle karşınızdakini suçlar ya da savunma yaparsanız bir müddet sonra o tartışmalardan sonuç alamazsınız. Bu yüzden iletişimi koparmamak için farklı yönlerden bakmak gerekir. Yani BAKIŞ AÇINIZI değiştirin. Yani yeni bir teklif, yeni bir söylem, eski konuşulanların dışında yeni bir bakış açısı, karşının penceresinden bakarak onu anladığınızı, haklı olabileceği konuları kabul edip, karşılıklı suçlamaları ortadan kaldırabilir, karşıya ve çözüme bir adım daha yaklaşmış olursunuz.
                    Bakış açınızı değiştirirken, karşıya olumlu sorular sorarak onu çözüme doğru çekebilirsiniz. Bakış açınızı değiştirdiğinizde karşıya bunu hissettirmek için ona, haklı olduğu konuları belirtip, kısmen fedakârlıklar ortaya koyarsanız çözüme doğru yol almış olursunuz. Meselelere farklı açılardan bakarak çözümde önemli rol oynayabilirsiniz. Ufku geniş insanlar kendine iç sorular sorarak, ben bu meseleyi çözebilmek için neler yapabilirim sorusunun cevabını aradıklarında Farklı BAKIŞ AÇISI’nı da göreceklerdir. Çözümsüz  gibi görünen bir çok meselenin bakış açısı değişikliğiyle çözüldüğü bilinen gerçektir. FARKLI BAKIŞ AÇISI düşünce zenginliğidir. Düşünce fakiri olmayın…! 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.