Her yıl Haziran ayının üçüncü pazarı babalar günü olup, bu yazı konumu babalara ve onların sevgili kızlarına ayırmak istedim. 
                               Babalar günü; Amerika’da Gazi (savaş yaralısı) bir babanın, anneleri yokken 6 çocuğuna bakıp büyütmesin ve fedakârlıklarından etkilenen kızı Sonora Smart Dodd’un Anneler Günü gibi babaların da bir günü olması gerektiğini düşünüp, girişimlerde bulunması ile ortaya çıkmıştır. 
                               Babasının, 5 Haziran olan doğum gününün babalar günü olmasını istemiş ise de; bu tarihe yetişmediğinden, 19.06.1910 da ilk kez kutlanmıştır. 1966 yılında ise her yıl Haziran ayının 3. Pazarı babalar günü olarak kabul edilmiştir. 1972 yılından beri de ABD’de resmi tatildir. Dünya’da bir çok ülkede kutlanmaktadır. Bir babanın fedakârlığı üzerine kızı tarafından ortaya atılan bu gün, tüm babalara kutlu olsun diyor ve bu yazımı babalar ve kızları başlığıyla sunuyorum.
                               Baba deyince ilk akla gelen şüphesiz bir çocuğun oluşuna katkı sunan erkek kişi anlaşılsa da; ülkemizde “baba” nın, birbirinden ayrı on dört tane anlamı vardır. Yük taşımasından dolayı çatı merteğine de baba deriz, anlayışlı iyi huylu erkeğe de. Bir ülkeye iyiliği dokunmuş kişiye de baba deriz, silah kaçakçılığı, kara para aklama vb. yasal olmayan işlerle uğraşana da… Kaliteli ve üstün nitelikli insana da baba deriz, bir tekke ve dini grubu yöneten kişiye de. Gemi halatının bağlandığı demir, beton, taş dikmeye de baba deriz,  bizden önceki atalarımıza da…
                              Babanın tüm anlamlarına baktığımızda yük taşıyan, önemli işler yapan, iyi özellik ve huylara sahip olan, lider, koruyucu, büyük bir kişilik özellikleri dikkat çekmektedir. İsmine baba dense de bu özelliklerin bir kısmına sahip olmayan istisna kişiler olabilir.                                  
                              Babanın diğer anlamlarını göz ardı edip, aile içinde babanın yeri ve çocuklar üzerindeki etkilerinden bahsedeceğim. Yani aile de baba kimdir? Nasıl bir role sahiptir? Babalar çocuklar üzerinde nasıl bir etkiye sahipler? Bu günkü yazımızda babaların hayatlarına etkin dokunuş yaptıkları kızları ile ilgili bölümünü okuyacaksınız. Oğlanları bir başka yazıda… Zira evlatlar için “Baba çınar gibidir, meyvesi olmasa da gölgesi yeter”           
                              Babalar kız çocukları için çok önemlidir. Kız çocukları daha altı-yedi aylıkken, babalarının sesine ve dokunuşlarına annesininkinden daha farklı tepki verirler. Babayı algılamaları daha yüksektir. Bu yüzden baba, kız çocuğunun psikolojik, sosyal, seksüel ve zihinsel gelişiminde rol oynar. Bu yüzden, 3-4 yaşındaki kızlar, babaya daha yakın olup, annesinin bu yakınlığa engel olduğunu düşünür ve anneye kıskançlık beslerler.                             
                               Anne kız ilişkileri sorunluyken, kızların babayla ilişkileri daha iyi ve narindir. Kızın babasıyla kurduğu ilişki beklenti, hayal kırıklığı, hayranlık, reddedilme ve sevgi yüklü bir ilişkidir ve bu ilişki kızın ileri ki yıllarda seçimlerini ve hayat bakışının da belirleyicisidir. Öyle ki; onun ileriki yıllarda eşiyle, yöneticileriyle, arkadaşlarıyla ve iş arkadaşlarıyla kuracağı ilişkiyi de belirleyecektir. Babasıyla beraber erkek cinsini ve erkeklerin dünyasını öğrenir ve bu sayede ileri de, erkeklere dair genellemeler yapar.
                        Baba, kızının gözünde daha güçlü ve akıllı olduğundan, çok saygı uyandırır. Bu yüzden babaların tavırları çok önemlidir. Babalar da genç yaşlarında ne yazık ki, bu durumun farkında değildirler. Eğer baba katı, otoriter ve korku uyandıran bir insan ise; kız utangaç, çekingen kendini ifade etmeyip içine kapanık olacaktır. Baba eleştiri yapan, hata yapma şansı vermeyen biri ise; bu davranışlar çocuğuna zarar verebilir. Günümüz korumacı aile düzeni içinde deneyimleme yapamama ve hata yapma korkusu, çocuğun kendi doğrularını bulmakta hayatı boyunca zorluk çekmesine yol açabilir. Babalar dikkat…!
                        Baba ile olan ilişkiler önemlidir. Çok katı ya da çok yumuşak baba da sorun yaratabilir. Kız çocukları, ilişkilerde biraz sınırlara ihtiyaç duyarlarsa da babalar; kızların idealleri, ilk aşkları, sevgi arayışlarında örnek aldıkları kişilerdir. Davranışları ve huyları babalarına benzeyen kişileri eş olarak seçme eğilimindedirler. Babayı aşırı bir şekilde örnek almaları halinde; kızın daha sonraki ilişkilerindeki sevgi arayışı etkilenir. Bir kız asla babası gibi birini bulamayacaktır. Çünkü, değerlendirdiği erkek kendi yaşıtı ve huyunu suyunu bilmediği bir kişi. Babası ise kendinden daha büyük, olgun, tecrübeli ve evlat sevgisi de besleyen hoşgörülü bir insan. Bu iki insan aynı terazide tartılamaz. Tartılırsa bazı açılardan eksiklikler olabilir. Herkesi kendi içinde ve seviyesinde ölçmek ve tartmak lazım.  Ayrıca ikiz kardeşlerin bile birbirine benzemediği bir toplumda farklı kültürde, farklı yaşlarda, farklı tecrübelerde ve farklı yaşanmışlıkları bulunan iki kişi kıyaslanırsa mutlaka farklılıklar çıkabilir. Önemli olan bu farklılıkları fark edip, elimine edebilmektir. Eşinizi babanızla kıyaslamayın ve karşılaştırmayın. Sadece babanızın doğrularını alıp, hayat doğrularını bulmada faydalanın. Unutmayın bir kız babasını kaybettiğinde, anlaşabildiği eşini babasının yerine koyar. Artık onu çınar olarak görür.
                         Öte yandan, babasından yeterli ilgi ve sevgiyi göremeyen kızların, ilişkilerinde, kendilerinden yaşlı ya da daha olgun erkeleri tercih ettiği, babalarında göremedikleri şefkati aradıkları da görülmektedir. Babaların davranışları kızlar üzerinde çok etki bırakmaktadır. Bu tür davranışlar bazen acı tecrübelere yol açabilir.
                         Bu yüzden, ne kızlar babalarına benzeyen bir eşi ideal görüp ona göre değerlendirerek mutsuz olsunlar ne de erkekler annelerine benzeyen bir kadın bulamadıkları için hayatlarını zindan etmesinler. Herkesi kendi içinde, genel doğrulara göre, bardağın dolu taraflarını görerek ve doğruları dillendirerek ancak, eksiklikleriyle kabul ederek bakmaları halinde mutlu olabilirler. İdeal evlilik ve eş yoktur. Mevcut durumda ideal iletişim kurmayı ve sürekli iyiye doğru gelişmeyi ortak bir kararla belirlemeleri halinde daha mutlu olacaklardır.
                         Babalar bu kadar önemliyken, gidişleri de zor gelir. Babaları kaybetmeden önce kıymetlerini bilmek gerek. Can YÜCEL  “Baban Giderse” adlı şiirinde bir dörtlükte giden babalar için duygularını şöyle ifade etmiş; 
                                BABAN GİDERSE
                                             Başı dumanlı dağın gider
                                             Atan gider, sırtın gider
                                             İki kapılı bu handa
                                             Menzile erişen yolun gider
                         Tüm babalara ve kızlarına mutlu günler, ebediyete göçüp giden babalara ise rahmetler diliyorum.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.