İnsanlar birey olarak hayata gelirler, çok olurlar ve yine bir olarak göçerler. Ancak arada ki zaman diliminde insanlar hiçbir zaman birey olarak yalnız kalamazlar, sosyal ortamlarda geçirirler ömürlerini.

Kederlerimiz ve bayramlarımızda bu sosyal zamanlarımızın ürünüdür işte. Ki bu sosyal yanımızla da o bireyin kaç karatlık bir değere tekabül olduğu anlaşılır.

Bütün sistemin yaratıcısı olan Allahu Teâlâ yarattığı insanların birbirleriyle ve de doğayla olan ilişkisi için ve sonrası için uyarıcılar ve kılavuz kaynaklarıyla doğruyu göstermiştir ancak insanlar tüm tarih boyunca gelen mesajlara bir süreliğine inanıp sonrasında çoğunlukla bu kaynakları tahrifata uğratmış ve başka sınır çizicilerince din üzerinde ameliyatlar yapılmasına müsade edilmiştir.

Bugün Hristiyanlık ve Yahudilik te olduğu gibi müslümanların da dinlerinin özünü kaybedip birilerince hakimiyet aracı olarak kullanılmasına müsade etmiş olmaları Dinlerin değil inandık diyenlerin hatası olmuştur. Ki en son Feto örneğinde kırk yıl inanmış kılığındaki Narkozcu'nun insanları, Resululahı rüyasında gördüğü iddialarıyla kullanmış ve kanlarını emmiş olması acı vericidir maalesef.

Bunu geçmişte ve bugün çok örneklerde görmekteyiz maalesef. Deaş adına Libyada imamlık yapan günümüz Lawrence’i Mossad ajanı gün yüzüne çıkan çoklardan bir örnekti sadece ki Deaş’ı kimin kurduğunu bize anlatmaktadır.

Bunun örneklerini İslam adına Taliban, El Kaide, Deaş, Boko Haram gibi örgütlerle Ortadoğu’da Pakistan’da, Afganistan’da, Afrika’da Türkiye’de kullanan Dünya zulüm güç bileşenleri, aynısını Yahudilik ve Hristiyanlık adına da yapmış ve yapmakta olduklarına inanıyorum.

Son zamanlarda özellikle Myanmar/Arakanda'ki vahşeti görmekte ve son derece üzülmekteyiz. Budizm normalde son derece barışçı bir din olarak bilinir. Budist rahiplere öğretilen ahlaki ilkeler arasında en önde geleni ÖLDÜRMEME ilkesidir.

Meditasyon yoluyla kendi düşüncelerinizle başkaları arasındaki ayrılığı ortadan kaldırıp, her türlü canlıya yönelik bir şefkat geliştirmeniz beklenir.

Yani Budistlerin yaptığı bu katliamları normal şartlarda anlamak mümkün değildir ancak geçmiş ve günümüz zulüm konjüktürlerine baktığımızda fitne mühendisleri hep yıkmayı başarmışlardır.

Birileri, Budistlerin varlık sebeplerine tehdit oldukları iddiasıyla Müslümanlara uygulanan bu acımasızlığa vesile olmuşlardır. Büyük bir ihtimalle başarılı bir Feto organizasyonu olarak ta görebiliriz belki...

Bir araştırmada bu kışkırtıcının Terörist Budist Aşin Wirathu isimli bir rahip olduğu söyleniyor...

Rabbim bu yaşanan acılarla bayram nedir bilmeyen, yaşamlarında cehenneme mahkum edilen, sahipsiz inananlardan öldürülenlerin ahiretlerini cennet eyle, acıları yaşayanlara da çıkış kapıları aç. Senin gücün her şeye yeter. Bu acılara bir destek sağlayamayan ve bizleri de affeyle…

Tüm inananlara hayırlı bayramlar.

Saygılarımla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.