ACI VE VAHİM BİR DURUM!

    Ne kadar acı ve ne kadar vahim bir durum insan anlatmakta ve yazmakta gerçekten güçlük çekiyor. O kadar vahim bir durum insan anlatmak bile istemez. Söze gelince Şanlıurfa peygamberler şehridir, kadim şehirdir. Tamam, orayı anladık peygamberler ve kadim bir şehir ona diyeceğimiz yokta. Ya bu Kadim şehir neresi bu lafı ağzından düşürmeyenlere soruyorum.  Gerçekten Kadim bir şehirse ve peygamberler şehri ise sen ona hak ettiğin değeri verdin mi yoksa nasıl cebimi doldururum onun peşin mi düştün yoksa gerçekten ağızından düşüremediğin kadim kelimesinin hakkını verdin mi? Verdiysen biz niye göremiyoruz.

 Şehrin durumuna bakınca sanki ilk seçenek size daha cazip gelmiş gibime geldi. Gelen gideni aratır sözü her zaman gerçekten yerini bulmuştur. Umarım bu önümüzdeki seçimde de öyle olmaz gene gelen, gideni aratmaz bizlere. Gelecek olan ilk önce Şanlıurfa’nın en önemli sorunlarından olan ama benim açımdan basit görünen ve o kadarda o zor olan “Elektrik, Yol ve Su “ gibi basit sorunlarına kalıcı çözüm getirmesi gerekir. Tabi ki, bunlar en başta yapılması gereken ve yapılması için geç kalınmış vahim ve acı bir durumdu. Bunlar zaten yapılması gereken işlerdir. Asıl amaç daha iyi ne yapabilirim.

  Örnek Şehir hastanesin temeli atıldı ama kendisi daha ortada yok, kazılan temelde bence yok olmuştur. Her gün hemen hemen sağlık konusunda yaşanılan şiddetin nedeni ne olduğunu düşünen oldu mu?  Bilmiyorum ama bana göre en önemli neden Hastanelerin ve doktorların yetersiz olmasıdır. Suriye savaşından sonra İstanbul’dan sonra en çok Suriyeli vatandaşların olduğu bir şehirde ilk yapılması gereken şehir hastanesi yapılması gerekirken, yapılmadı. Zaten Özel hastanelerine birçoğu kapandı veya işe yarmaz durumdalar. Bu yüzden gelen doktorlar burada günde örnek 50 hastaya bakması gerekirken, 100 hastaya bakmak zorunda kalıyor. Buda birçok doktorun Şanlıurfa’dan gitmesine neden oluyor. Diğer yandan insanlar hastalarını getirdiklerinde muhatap olacak kişi bulamıyor veya hastası yatması gerekirken yatak bulmadığı için eve götürmek zorunda kalıyor veya muhatap bulmadıklarından dolayı şiddete başvuruyorlar. Tabi ki, burada en büyük etken eğitimsizlikti. Bunu unutmamamız gerekir, Türkiye’nin okuma-yazma oranına baktığımız zaman kendimizi ilk sıralarda görüyoruz. Yanlış anlamayın sondan ilk sıralar demek istedim

Eğitim konusuna geldiğimiz zaman söze gelince tarım şehriyiz. Evet, tarımım ve küçükbaş hayvancılığın en fazla yapıldığı bölgelerden biriyiz. Hatta Türkiye’nin en büyük canlı hayvan pazarı Siverek’te E Siverek’te de ne olmuş senin süt fabrikan mı var veya et fabrikan mı? neyin var. Tarım şehriyiz nerde fabrikalarımız ben göremiyorum siz benim tek gördüğüm insanlarımız çoluk çocuğuyla mevsimlik işçiliği için Adana, Antalya ve Gaziantep’e vb gibi şehirlere çalışmaya gidiyor. E ne oldu o çocukların okulları ne oldu. Çocuklarda aileleriyle birlikte gitmek zorunda kaldı. Oysa kendi memleketinden çalışsalar o çocukların hepsi okula gidecekler veya iş olanakları yaratsanız gençlerimiz kendi memleketlerinde çalışsalar… En vahimi ne biliyor musunuz? İstanbul, İzmir, Bursa gibi büyükşehirlerde kağıt toplayanların hepsi Urfalı isterseniz her gittiğinizde sokakta görürseniz sorun. Rantını sağlama almak için bugünlerde iyi çalışanlar keşke ona da biraz çalışsanız.

YORUM EKLE