Ayhan Kesici: “Birçok Birimde Aile Sağlığı Çalışanı Yok”

Şanlıurfa Aile Hekimleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Harun Atmacaoğlu, “Hastalarımızı ve vatandaşlarımızı sağlık konusunda bilgilendirmek amacıyla özelikle Sağlık Bakanlığı Tarafından “Kamu Spotları” ile hastaları ve vatandaşları bilgilendirilse birçok sorunun ortadan kalkacağına inanıldıklarını belirti.”

Yaklaşık 10 yıldır hekimlik yapıyorum, sağlık alanında birçok yerde görev yaptım diyen Şanlıurfa Aile Hekimleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Harun Atmacaoğlu, “Şanlıurfa’da en çok sıkıntı yaşadığımız vatandaşlarımızın çocuklarını veya ailenin her hangi bir ferdini doktora getirirken hastanın kendisi değil de aileden birisinin gelip onun yerine ilaç istemesidir. Birçok konuda sıkıntı çekiyoruz, bunlardan bazıları: Şanlıurfa gibi gebe ve çocuk sayısının çok olduğu yerlerde bir tane aile sağlığı çalışanı yeterli değildir. Bu konu daha önce bakanlıkla da görüşüldü birçok defa bakanlık her üç birime ekstradan bir aile sağlığı çalışanı da vermeyi taahhüt etti. Bakanlıkta verdikleri sayının da yetersiz olduğunu kabul etti. Ama Urfa için gelinen noktaya baktığımız zaman ekstradan üç birime bir aile sağlığı çalışanı verilmesi gerekir. Ayrıca bir taraftan da birçok birim de aile sağlığı çalışanı yok.” dedi.

 “Bakanlıkta Sayının Yetersiz Olduğunu Kabul Etti”

Şanlıurfa gibi gebe ve çocuk sayısının çok olduğu yerlerde bir tane aile sağlığı çalışanı yeterli olmadığını söyleyen Şanlıurfa Aile Hekimleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Harun Atmacaoğlu “Her bir aile hekimliği biriminde 2 personelimiz var, bir hekim biride aile sağlığı çalışanıdır. Aile sağlığı çalışanı dediğimiz ebe hemşire ya da sağlık memuru olabiliyor. Yaklaşık 4 bin nüfusa sahip yerlere sağlık sunumu yapıyoruz. Hekim olarak daha çok takip ve muayeneler üzerinde işlem yapmaktayız. Şöyle bir sıkıntımız var; özelikle Şanlıurfa gibi gebe ve çocuk sayısının çok olduğu yerlerde bir tane aile sağlığı çalışanı yeterli olmuyor. Bu konu daha önce bakanlıkla da görüşüldü birçok defa bakanlık her üç birime ekstradan bir aile sağlığı çalışanı da vermeyi taahhüt etti. Bakanlık da verdikleri sayının da yetersiz olduğunu kabul etti. Üç birime en azından ilk etapta ekstradan bir sağlık çalışanı da vermeyi kabul etti. Ama Urfa için gelinen noktaya baktığımız zaman ekstradan üç birime bir aile sağlığı çalışanı verilmesi ve bir taraftan da birçok birim de aile sağlığı çalışanı yok. Yaklaşık Şanlıurfa'da 530 aile hekimliği birimi var ve yine yaklaşık olarak seksen tanesinde aile sağlığı çalışanı yok. Görevlendirilme ile ya da yan birim ile ya da başka yerde, il sağlık merkezlerinde, ilçe sağlık merkezlerinde personel görevlendirilir. Tabi ki kendi biriminin sorumluluğunu taşıyabilecek kadar bu birime bağlı olmuyor. Çünkü görevlendirilme ile bir ay kalıyor, bir ay sonra başka biri görev yapıyor. Seksen sayısı az değil neden az değil, her birimde düşünün yaklaşık dört bin hasta var. Seksen birimde yaklaşık 320 bin nüfus oluyor sadece Urfa için geçerlidir. Bu birimin sağlık çalışanı bire bir ilgilenirse, takiplerini yapabilecek kadar sağlık çalışanı yok. Talebimiz öncelikle boş birimlerin aile sağlığı çalışanların temin edilmesi bu birimlere aile sağlığı çalışanın verilmesi, bakanlığın birçok defa söz vermiş olduğu her üç birime ekstradan bir aile sağlığı çalışanı görevlendirmesi gerekiyor.” Dedi.

“İnsan Hayatı Çok Mu Ucuz”

Muayeneler de en büyük sıkıntımız, hastayı buraya getirememek diyen Atmacaoğlu “Yani kişi geliyor hocam diyorlar çocuğumun öksürüğü vardı, ateşi vardı ilaç yazarımızsınız dediklerin de çocuk nerede dediğimiz zaman çocuk okulda oluyor. Başka bir yerde nedense burada olmuyor. Hep deriz insan hayatı çok mu ucuz öncelikle o insan hayatına kendimiz değer vermeliyiz. Çocuğunuz rahatsız oluyorsa, anne babanız rahatsız oluyorsa muhakkak hekimlere görünmeli, hasta olanın muayenesi yapılmalı, bazen gelen çocuğun renkliliğinde farklılıkta başka bir tanıya düşünebiliyoruz. Kişinin beyanına göre anne, baba sadece kendi gördükleri bulguları anlatabilir. Bu işin eğitimini almamış, bir hekim değil, sağlık personeli değil bunu bilemezler, evet ateş var ama ateşin dışında ne var ya da sebebi ne bunu da tespit edecek kişi hekimdir. Muayene edilir ve tedavisini düzenli uygular. Konu yaşlı hastalar için de geçerli çocuklar kendilerince annelerinin babalarını yormak istemezler sürekli kullandığı ilaçlar, bunları kullanmaya devam ediyorlar. İlaç bittiğinde de aynı ilacı tekrar yazıyorlar. Biz burada sohbet gibi görünse de hastalarımıza sorduğumuz bir iki soru bize hem tedavinin düzenlenmesi hem de devamı konusunda çok güzel bilgiler verebiliyor. Kişinin sağlığı hakkında bilgi veriyor. Bunun yanı sıra gelmeyen kişiye sistemde kayıt yapmak ciddi bir suç, bunu göze almamak gerekiyor, bunun yapılmaması gerekiyor. Hasta ve hasta yakınlarındaki bu konu ile ilgili talebimiz hasta kişi kim ise o hastanın gelmesi, kendilerinin gördükleri sıkıntıları kadar beyan ederler. Bu işin profesyoneli olarak bizler kendi görüşümüzü, kendi muayenemizi yaparak karar verebiliriz. Yasal olarak çok ciddi suç teşkil ediyor hem reçete bedeli, görevi kötüye kullanmaya kadar gidebilen suçlardır.” İfadelerini kullandı

“Yatalak Hastalar İçin Çok Güzel Bir Çalışma Var”

Yatalak hastaların sağlık birimlere götürülmesi zor sadece yatalak hastalar için söylüyorum diyen Atmacaoğlu, “Yine bu konu da çok güzel bir çalışma var. Her hastanede evde bakım hizmetleri var, bu yatalak hastalar için evlerine gidilir tedavilerini evde yapılır. Yatalak hastaların raporları için başvurup bu hizmetten faydalanabilirler yatalak hastalar için.” Diye konuştu

Yasal Olarak Suç Teşkil Ediyor

SGK bir kurum ve bunun beli şartları var bu şartlara uyulması gerektiğini ifade Atmacaoğlu“ Yeşil kartlı hastalara, devlet hastanelerinde, üniversite hastanelerinde her türlü sağlık hizmetinde faydalanmak, sağlık giderlerini karşılamak hakkı verilmiş. Bunu taahhüt edilmiş. Özel hastaneler, özel Poliklinikler gidilmesi dâhilinde bunu SGK karşılamıyor ve belirtiyorlar da özel hastaneye giderseniz kendiniz ücreti ödersiniz. Ben, size üniversite hastanelerinde, devlet hastanelerindeki sağlık giderlerinizi karşılarım diyor. Bizim de bu konu da sıkıntımız oluyor hastalar SGK tarafında özel hastanelerindeki giderlerini karşılayamayacak biliyor ya da bilmiyor. Özel hastaneye hasta gidiyor hasta muayene ücretini ödüyor reçetesi düzenleniyor, reçeteyi de eczanede alabilir. Ücreti karşılığında ilacı alacak ama bize geliyor, hocam diyorlar biz özel hastaneye gittik ilacımızı yazarımızsınız sisteme geçirimisiniz bu yasal olarak suç bunun tespiti halinde SGK işlem başlatıyor ceza veriyor. Hasta, hekim ve hastaneye ceza veriliyor. Her hekim kendi tedavisinden, kendi reçetesinden sorumludur. Yani gelen bir hastayı muayene etmem ve hastanın reçetesini düzenlemem ve başka bir hekimin muayene ve tedavisi farklı olabilir ben kendi muayenemden ve reçeteden sorumluyum. Bu konuda vatandaşlarımızın bir kısmı bilmiyor. Bunları bilinçlendirmek amacıyla özelikle sağlık bakanlığı kamu spotları hazırlayarak televizyon ekranlarında göstererek yapacağı bilinçlendirme çalışması çok faydalı olacaktır.” Dedi.

“Bu Raporların Birçoğunun Mevzuatı Yok”

En büyük problemlerimizden biri rapor olduğunu söyleyen Atmacaoğlu, “Rapor konusu açıkçası artık, çok dallandı budaklandı. Biz devlet memuruyuz, biz sağlık bakanlığına bağlıyız, bakanlığın belirlediği rapor formatları var, bu formatlar ehliyette belirli şartlar getirmiş; hastanın görme derecesi, işitme derecesi, önceki kronik hastalıklar dikkat edilmeli, ehliyet almaya uygun olup olmadığına dair rapor veriyoruz. Bazı raporlar; satranç raporu, avukatlık stajyeri için sağlık raporu, bir iş başlamak için rapor, işe girmek için rapor hata okullar için rapor isteniyor, spor için rapor isteniyor ve bu raporların birçoğunun mevzuatı yok. Hangi şartlara Bakarak rapor isteniyor. Satranç raporu isteyen kişi satranç oynamak için hangi hastalık olursa satranç oynayamaz. Aile sağlığı çalışanı yetersiz, bazı aile sağlık merkezlerinde çalışan yok. Hasta gelmeden hastayı muayene etmek olmaz. Üçüncü konuda sağlık giderlerinin karşılanması hususunda belirleyici olan SGK'lardır. SGK belirlediği kurallar vardır, biz bu kuralların dışına çıkamayız.” Diye konuştu.

 Röportaj: Ahmet Durmuş/ Ayhan Kesici